Pts. Nis 15th, 2024

Yetersiz beslenmenin zekayı ve algılamayı da etkileyen bilişsel yoksunluğa yol açabildiğini belirten Psikiyatrist Fırat Hamidi, çocukların beslenmesinin devlet politikası olması gerektiğini belirtti.

Her geçen gün gıdaya gelen zamlar milyonlarca kişiyi açlığa mahkum ederken, okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesi talebi yakıcılığını artırıyor. Bianet’ten Ruken Tuncel’e konuşan Çocuk ve Genç Psikiyatristi Fırat Hamidi, yetersiz beslenmenin zekayı, algılamayı, akademik başarıyı da etkileyen bilişsel bir yoksunluğa yol açabildiğini belirtti. Hamidi, çocukların yeterli beslenmesinin sağlanmasının bir devlet politikası olması zorunluluğunu vurguladı.

Hamidi, “Araştırmalar yoksulluğun beyin bilişsel işlevlerini olumsuz etkilediğini gösteriyor. Yoksulluk ile ilgili yapılan çalışmalar, yoksul çocuklarda okul akademik başarı düzeylerinin daha düşük olduğunu, sosyal geri çekilme, düşük benlik saygısı hatta depresyon ve davranış sorunları gibi psikososyal-duygusal sorunların ise daha yüksek ve yaygın olduğunu gösteriyor” diye anlattı.

Çocukların gelişimi için beslenmenin anne karnından başladığını hatırlatan Hamidi, beynin normal gelişimi için gebelik ve bebeklik döneminden itibaren yeterli beslenmenin şart olduğunu vurguluyor ve ekliyor: “Beyin gelişiminin en hızlı olduğu gebelik ve bebeklik döneminde besin öğelerinin yetersizliği  beynin hem yapısal hem de fonksiyonel gelişimini etkiliyor. Aynı zamanda sağlıklı beslenme beyin gelişiminin; bilişsel, motor, sosyal ve duygusal becerilerinin normal gelişim sürecinde olmasını destekliyor. Yani tersinden söyleyecek olursak yetersiz beslenme çocuğun fiziksel büyüme, motor gelişim ve fiziksel aktivitelerini olumsuz etkiliyor. Fiziksel olarak yaşıtlarından ve akranlarından geride kalan çocuk sosyal çevrede kendisini daha yetersiz algılayabiliyor, özgüven sorunları yaşayabiliyor. Daha fazla duygusal ve fiziksel akran zorbalığına maruz kalıyor.”

Besin içeriğinin de çocukların gelişimi için oldukça önemli olduğunu söyleyen Hamidi, hangi besinlerin yetersizliğinin ne gibi sonuçlar doğurduğuna örnekler verdi.

Yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkilerine ve beslenme konusunda devletin sorumluluğuna dikkat çeken Dr. Hamidi şunları söyledi:

“Yapılan bir araştırmada, yoksulluk eşiğinden daha az gelire sahip ailelerin çocuklarının yoksulluk eşiğinin 2 katı kadar gelire sahip ailelerin çocuklarına göre; IQ sonuçları 6 ila 13 puan arasında daha düşük olduğu görülüyor. Çalışmalardan anlıyoruz ki yoksulluk sadece fiziksel bir sorun değil, zekayı, algılamayı, öğrenmeyi, akademik başarıyı da etkileyen bilişsel bir yoksunluğa da yol açabiliyor.”

“Bu nedenle gerek ebeveynlerin çalışma alanlarının gerekse okul çağı çocukların desteklenmesi gerekiyor. Bu desteğin en temelini Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde yaşamsal piramidin en altında temelinde yer alan hayatta kalma ile ilişkili beslenme, su gibi yaşamsal fizyolojik ihtiyaçlar yer alıyor. Bütün bunları birlikte düşündüğümüzde çocukların ve gençlerin en temel ihtiyacı olan sağlıklı ve yeterli beslenmelerini desteklemek toplumsal bir görev aynı zamanda bir devlet politikası olmalıdır.” (Bianet/Evrensel)

Murat Karaca